Kibritin Var Mı?
Kendi yıkımını hazırlayan insan kendini sapına kadar yanlış, yabancılaşmış hisseder, toplum dışındadır.
Kendi kendine şöyle der: “Deliriyorum galiba.”
Anlamadığı şudur: Toplum da tıpkı kendisi gibi büyük zarar ve felaketlerden kârlı çıkar.
Bu savaşlar, bu kıtlıklar, su baskınlar ve depremler belirgin gereksinimleri karşılarlar.
İnsanlar kaos ister, doğrusu buna gerek duyarlar.
Ekonomik durgunluklar, çatışmalar, halk hareketleri, cinayet, bütün korkunç oluşlar.
Hepsi içimizde.
İçinde olmaktan zevk alıyoruz.
Tabii ki medya tüm bunlara üzgün bir yüz takınır.
Bu oluşları büyük trajediler kılıfına sokarak sunar.
Medya dışarıdaki kötülükleri yok etmeye çalışmaz.
Onun görevi kötülükleri kabul etmemiz ve onlarla beraber yaşamamızı sağlamaktır.
İktidarın da dilediği gibi bizden istediği, edilgin gözlemciler olmamızdır.
Bize başka bir seçenek vermezler.
Arada sırada, bütünüyle simgesel değerde,
bir katılım eylemi olan oy vermenin dışında tabi.
Sağcı bir kukla mı yoksa solcu bir kukla mı istersin?
2:05 pm • 11 February 2011
Lucía, “Lucía, Luis y el lobo” isimli iki bölümlü serinin ilk kısa filmi. Videonun her karesi dijital fotoğraf makinesiyle ayrı ayrı çekilmiş.
6:29 pm • 29 April 2010 • 1 note
The Right To Be Lazy
A Greek poet of Cicero’s time, Antiparos, thus sang of the invention of the water-mill (for grinding grain), which was to free the slave women and bring back the Golden Age: “Spare the arm which turns the mill, O, millers, and sleep peacefully. Let the cock warn you in vain that day is breaking. Demeter has imposed upon the nymphs the labor of the slaves, and behold them leaping merrily over the wheel, and behold the axle tree, shaken, turning with it’s spokes and making the heavy rolling stone revolve. Let us live the life of our fathers, and let us rejoice in idleness over the gifts that the goddess grants us.” Alas! The leisure, which the pagan poet announced, has not come. The blind, perverse and murderous passion for work transforms the liberating machine into an instrument for the enslavement of free men. Its productiveness impoverishes them.
11:30 am • 29 April 2010
“Banliyö” kültünün güzel bir portresi. Toplu konutların genç nesilden maliklerinin “zarar vermeye”, “yok etmeye” meyilli oluşlarının ardında yatana dair - bir kimlik arayışı veya ”eylemsizlik” adına bir eylem mi?
11:13 am • 29 April 2010