Evet, sevinelim Kamburum. Yüreğimizi hiçbir şeye kiralamadık. Paraya, pula ve ezip de başkalarını keyiflenmeye kiralamadık yüreğimizi. Varsın birbirleriyle yarışsın insanlar, kiralamakta ve kiralanmakta. Ve bunu iyi becerenlerinkine "yaşamak" denilsin. Övünebiliriz, yüreğimiz kapılmadı böyle bir şeye. Ama şunu saymazsak: Bir küçük insanım şimdi. Koca, ağır aksak ve kendi başına bırakılmış dönen çarkın bir küçük dişlisi... Sabahları erken kalkmayı, birtakım kağıtlara birtakım şeyler yazmayı, silmeyi, gelene gidene -adamına göre- "olmaz efem, olmaz" demeyi, "peki efendim, siz şöyle buyrun, oturun" demeyi, aybaşını ve bir günlü, yarın günlü tatilleri iple çekmeyi ve biraz eğilmeyi, biraz bükülmeyi, sigarayı ağır ağır içmeyi ve çayı yavaş yavaş karıştırmayı ve masanın üzerinde açık bir defter bulunmasına özen göstermeyi, öğrendim. İşte bunu saymazsak Kamburum. • Sor
ve Kamburum